Brachiosaurus' un fermanlari

blog'a geri dön

2 yorum var - 04 Ocak 2008 18:16

Bu gün kendimden vazgeçtim tüm benliğimle, gökleri seyrettim dağların ardına kadar ve gecenin karanlığında ay ışığına dönüp, kendi kendime hiç bir şey gizli kalmayacak mı diye mırıldandım, Oysaki her şey dönüyordu etrafımda, aklımın her köşesinde binlerce kelime, nereye kadar diye sesleniyordu,
Gecenin rengi iyice koyulaşmıştı, sanki nehirlerin üzerinde yürüyor olabildiğince hür ve cesur... Yarı uykulu bir durumda melekleri görüyordum,
Gecenin rengi koyulaşıyordu, bir ara hiç bir şey görünmez oldu, ayın ışığı sönmüştü, ellerimi kavuşturdum sıkıca parmaklarımı kenetledim, bekledim, bekledim… Uzun süre yalnız başıma bekledim, ta ki semanın lambasını görünceye dek. Sonra bir, bir milyonlarca yıldızı görmeye başladım, küçücük ardı ardına dizilmişler bana bakıyorlardı, kenetlenen ellerimi çözdüm her iki elimle güle, güle yapar gibi selamladım hepsini tek, tek.
Sonra tekrar ellerimi kavuşturdum ve parmaklarımı kenetledim birbirine, evet bugün ben hem doğmuştum hem de ölmüştüm…

Bugün ise ne doğdum ne de öldüm.

Brachiosaurus  16 Mart 2008 23:27  

ölmek üzeresin ha gayret.

ben mi ben anca baskalarına bakmayı biliyorum, kendimi bilmiyorum ya ondandır. ..

ilim kendin bilmektir.. .

3noktaci  18 Mart 2008 22:35  
bu yazıya puanı basanlar: